Türkiye’nin İrak politikası ilk ciddi makalem

 

TÜRKİYE’NİN IRAK POLİTİKASI

 80 Yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasına bakıldığında Türkiye’nin geçmişten günümüze kadar dengeli bir dış politika izlemeye çalıştığı görülür.Türkiye, Cumhuriyet döneminden 1945’e kadar bu dengeli politikasını sürdürdü,ancak Sovyet Rusya’nın tehditleri sonucu Batıya yaklaşmak zorunda kaldı.Bu tehdit ve baskı Türkiye’yi NATO ve Amerikan şemsiyesi altına girmeye mecbur bıraktı. Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra Türkiye yeniden bu dengeli politikasını sürdürmeye devam etmiş, fakat bu durum Türk dış politikasında belirsizliğe yol açmıştır.Bu politikanın örneği Türkiye’nin Irak politikasında  da açıkça görülmektedir.Günümüze Türk toplumunu ve Türk dış politikasın etkileyen iki önemli unsur vardır:  Avrupa Birliği ve Irak krizi.Bunlardan birincisi Türkiye’nin geleceğini belirleyecek AB ve diğeri ise Türkiye’ye yakın ciddi tehlikeler oluşturmasının yanı sıra şimdiden sonu belli olmayan gündemi oluşturmaktadır.Türkiye’nin Irak politikasına bakıldığında is şimdilik başarısız olduğu gözlenmektedir.

          Türkiye Irak Politikası’nda ne yapmalıydı, bundan sonra ne yapılması gerekir gibi çeşitli tartışmalar yapılmaktadır.Bu konuda iki ayrı görüş vardır.Birincisi ABD yanlısı politika izlenmesi ve Irak’a asker gönderilmesinden yana olanlar.İkincisi ise Irak’a asker gönderilmemesi ve tarafsız kalınmasının gerektiğini savunanlar.Birincisine göre Türkiye birinci tezkereyi geçirmeliydi.Çünkü Türk askeri Irak’a gitseydi,Irak’ın yeniden yapılanmasında Türkiye’nin söz sahibi olabileceğini , ki bu yapılanma Irak Türkmenlerin konumunu da içermesinden bakımından önem taşıdığını ,Irak’ta Kürt devleti kurulması konusunda Türkiye’nin dinleneceğini ,Türk sınırlarını tehdit eden PKK/KADEK ‘in yok edileceğini, ABD’den para geleceğini ve Türk ekonomisinin istikrara kavuşacağını savunmuşlardır.

          Irak’a asker gönderilmemesinden yana olanlara ise, eğer Türkiye Irak’a asker gönderseydi,Irak içinde süren kargaşanın Türk sınırlarına da sıçrayacağını, Türk askerlerinin de Irak’ta istikrarı sağlayamayacağını, yani her gün Amerikan askerlerinin öldürüldüğünü ve Türk askerlerinin de öldürülmesini Türk toplumunun kaldıramayacağını, bu durumun Arap ülkeleri ile düşmanlıklara yol açabileceğini , Orta doğunun bataklık olduğunu ve Irak’a asker gönderilseydi Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin gerginleşebileceğini düşünmekteydiler.

          Peki bundan sonra ne yapması gerekiyor: Artık Saddam Hüseyin’in de yakalanmasından sonra Türkiye hangi politikalar izlemeli? İlk önce kararsız politikalardan vazgeçilmesi gerekiyor ve Irak’ta ABD’ye yardımcı olmak Türk hükümetin çıkarınaysa gerekirse Irak’a asker gönderilmelidir.Gerçi bu artık pek mümkün görünmese de Türkiye dış politikasında “sağlam ve kararlı” adımlar atmak zorundadır.Diğer yandan (KYB) lideri Celal Talabani’nin  Irak geçici Hükümet dönem başkanı sıfatıyla 2 kasım 2003’te Türkiye’yi ziyaret etmesi, Irak krizinde Türkiye’nin izlediği politikanın ne kadar yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir.Eğer Türkiye 1 Mart tezkeresini meclisten geçirmiş olsaydı Türkiye Irak politikasında belirsizlik olmayacak ve de Celal Talabani Irak’ın yeni patronu olarak Tayip Erdoğan ile görüşemeyecek ve Başbakanlık önünde Irak Başbakan sıfatıyla açıklama yapamayacaktı.Türkiye ABD’ye yardımcı olmasa da iki müttefik ülke birbirine düşman olacak değil; ancak Irak’ın istikrara kavuşması ve Amerikanın kazanması durumunda Türkiye’nin jeopolitik öneminin de azalacağı kesindir.Zaten , Türkiye Avrupa Birliği tarafından dışlanmaktadır.ABD ile ilişkileri gerginleştirerek yalnız kalmanın bir faydası yoktur, ki bu şu anlama gelmez: “Türkiye ABD’nin her istediğini yapsın.” Ancak kararsız kalarak Türk dış politikasının bir yere varamayacağı, istenilen sonuçları getirmeyeceği de kesindir. Diğer yandan Iraklı Kürt grupla da Federal Irak Cumhuriyetin kurulmasına doğru gitmektedir, hatta bu doğrultuda yeni anayasayı da hazırladılar.Bu anayasa çerçevesinde Iraklı Kürt gruplar bağımsız Kürdistan devletinin temelini oluşturmaya hedeflemektedirler.Bu yüzden Türkiye Irak politikasını yeniden gözden geçirmelidir; çünkü komşu da çıkan yangın istese de istemese de Türkiye’yi etkileyecektir

 

 

 

This entry was posted in Makale. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s