Hayatı Düzgün Yaşamak

 

Doğduğunuz andan itibaren hep gelişmek öğrenmek büyümek isteriz. Belki büyümek çok da bilinçli bir eylem değildir ama, yine de daha fazlasini elde etmek için daha yeterli olmamiz gerektiğini düsünürüz hep. Hayatta bu da yetmez, hayatimizi doğru yaşamak, geçmişe dönüp baktiğimiz güzel seyler görmek isteriz. Bunun yerine ise sadece yaptiğimiz hatalari ve kaçirdigimiz firsatlari görürüz.

Her yetiskin bilir ki, ögrenmek için hata yapmak gerekir. Peki ya yapilan hatanin hata oldugu nasil anlasilir.Dogru diye bir sey var midir dünyada? Eger varsa ve biz bilmiyorsak, bu yaşa kadar ne ögrenmiş oluruz?

Bir insanin herhangi bir animizi ele alarak degerlendirse ve yorum yapsa, ya da söylediginiz bir söz, tek bir hareketiniz, dile getirdiginiz tek bir düşünceniz bir başkasının sizing hakkınızda yargıda bulunmasını istese. Bunun ne kadar adil olduğunu düşünürsünüz? Ya da bu yargıyı ne kadar kabullenebilirsiniz? Peki ya gözümüzde büyüttüğümüz,değer verdiğimiz bir yerlere yerleştirdiğimiz insanlar, bu saydığım nedenlerle bir anda değer  kaybetmezler mi?  Hem degerlendiren kişi olarak sormak gerekir. Biz ne yapiyoruz? Ne yapmaliyiz.

Açikçasi bunu bilmiyorum. Tek bildigim, çesit çesit çiçeklerin bulundugu bir yolda, begenmedigimiz çiçeklere basarak yürüdügümüz. Çirkin demiyiorum, beğenmediğimiz çiçekler sadece önümüze bakıyor, kıyaslıyor ve çirkin buduğumuzun üzerine basıp devam ediyoruz.

Sanırım işte bu yüzden bir an önce büyümek, her şeyi öğrenmek istiyoruz. Kendinizi bir an için çeçeklerin yerine koyun. Eğer yanınızda daha güzel bir çiçeğin olduğunu fark etseydiniz, ondan daha büyük ve daha güzel olmak için elinizden geleni yapmaz mıydınız Hatta size yaklaşan her insanda, biraz daha büyümek için bir fırsat bulunmasını bu sefer üzerine basmadan geçmesini istemez miydiniz.

Şimdi hayatınızı düşünün. Kaç yaşında hangi konumda hangi kültür seviyesinde olursanız olun.Geçmişe baktığınızda,bitirdiğiniz arkadaşlıklarınızı, başlamadan biten aşklarınızı, bir defa görüp unuttuğunuz insanları, size iyilik edenleri, kötülük edenleri, sevenleri, sevmeyenleri düşündüğünüzde, Hayir ben, hiçbir çiçeğe basmadım, diyebiliyor musunuz? Peki ya sizin üzerinize basanlar. Büyümenize ve kendinizi ispatlamanıza izin vermeyen, hatta sizi tanımadan yargılayan insanlar. Sizce onlar bunun farkında mı? Ve bu yüzden onları suçlamamız doğrumu?

Belki sorulacak çok soru ve aranacak çok cevap var ama, ortada tek bir gerçek var. Tam uzunluğunu bilmediğimiz bu yolun bir kısmını aştık. Hala arkamızdaki ezilmiş çiçeklerle uğraşmak yerine, yeni çiçekleri ezmemeye gayret göstermeliyiz.Aksi halde onların bizim hayatımızda ne denli önemli olabileceklerini öğrendiğimizde iş işten geçmiş olur. İnsanların bir anını bütün hayatlarına mal etmek onları yok saymaktan başka bir şey olamaz………………….

This entry was posted in hayata dair. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s